Milletlerin tarih sahnesinde yaşadıkları varlık-yokluk mücadelesi ve bu mücadele yaşanırken ortaya konan kahramanlık, azim ve fedakârlıkların unutulmaması ve ecdadımızın hayırla yâd edilmesi ne derece önemliyse sonra ki nesillere aktarılması da o derece önem arz etmektedir. İşte Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY o dönemin bütün hissiyatını bütün duyguları içinde barındırır bir külliyat hükmünde İstiklal Marş’ımızla tarihe ‘’Durun ve Beni Dinleyin’’ derecesinde haykırmış ve yaşanan çetin mücadeleyi, Türkün cesaret ve azmini, milletçe bağımsızlığımıza ve mukaddesatımıza ne denli düşkün olduğumuzu ve dahi dışarının düşmanlarına ve içerinin uşaklarına kılıçtan keskin, bombadan daha tesirli sözleriyle ifade etmiş ve biz gelecek nesillere yaşananları ve bu yaşananlardan ders çıkarmayı miras bırakmıştır.
Bizlerde, geçmişte ecdadımız nasıl ki canını dişine takarak azim ve kararlılıkla düşmana karşı durmuş ve bizlere bu vatan toprağını emanet etmişlerse aynı kararlılıkla çalışıp üretip memleketimizi ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma ve gelecek nesillere daha yaşanılır bir Türkiye bırakmak mecburiyetinde ve sorumluluğundayız.
Bu duygu ve düşüncelerle, Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’u rahmet, şükran ve minnetle anarken, Rabbim bir daha bu millete tekrar İstiklal Marşı yazdıracak elim hadiselerle imtihan etmesin duası ve niyazında bulunuyoruz.